Tebareke
Okunusu:
Bismillâhir-Rahmânir-Rahîm
(1) Tebârekelleziy biyedihil mülkü ve hüve alâ külli seyin
kadiyrün (2) elleziy halekal mevte vel hayate liyeblüveküm
eyyüküm ahsenü amela ve hüvel aziyzül gafur (3) elleziy haleka
seba semavatin tibakan ma tera fiy halkir rahmani min tefavüt
ferciil basare hel tera min füturin (4) sümmerciil basare
kerreteyni yenkalib ileykel besarü hasien ve hüve hasiyr (5)
ve lekad zeyyennes semaed dünya bimesabiyha ve cealnaha rücûmen
lisseyatiyni ve atedna lehüm azâbes seiyr (6) ve lilleziyne
keferu birabbihim azabü cehenneme ve biselmasiyr (7)
izâ ülku fiyha semiu leha sehiykan ve hiye tefurü (8) tekadü
temeyyezü minelgayzi küllema ülkiye fiyha fevcün seelehüm
hazenetüha elem yetiküm neziyr (9) kalu belâ kad câena
neziyrün fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min seyin
in entüm illâ fiy dalâlin kebiyr (10) ve kalu lev künna nesmeu
ev nakilü ma künna fiy ashabis seiyr (11) faterefu
bizenbihim fesuhkan liashabis seiyr (12) innelleziyne yahsevne
rabbehüm bilgaybi lehüm magfiretün ve ecrün kebiyr. (13) ve
esirru kavleküm evicheru bihî innehu aliymün bizatissudur
(14) elâ yalemü men halâk ve hüvel latiyfül habiyr (15) hüvelleziy
ceâle lekümülarda zelûlen femsu fiy menâkibiha ve külu
min rizkihî ve ileyhinnüsur (16) eemintüm men fiyssemâi en
yahsife bikümülarda feizâ hiye temur (17) em emintüm
men fiyssemâi en yürsile aleyküm hasiba fesetalemune
keyfe neziyr (18) ve lekad kezzebelleziyne min kablihim fekeyfe
kâne nekiyr (19) evelem yerev ilettayri fevkahüm saffatin
ve yakbidne ma yümsikühünne iller rahmân innehu bikülli seyin
basiyr (20) emmen hâzelleziy hüve cündün lekum yansurukum
min dunir rahmân inilkâfirune illâ fiy gurur (21) emmen hâzelleziy
yerzükuküm in emseke rizkah bel leccû fiy utüvvin ve nüfur
(22) efemen yemsiy mükibben alâ vechihi ehda emmen yemsiy
seviyyen alâ siratin müstekiym (23) kul hüveleziy enseeküm
ve ceale lekümüssema velebsâre velefideh
kaliylen ma teskürun (24) kul hüvelleziy zereeküm fiylardi
ve ileyhi tuhserûn (25) ve yekûlune meta hazelvadü in küntüm
sadikiyn (26) kul innemel ilmü indallah ve innema ene neziyrün
mübiyn (27) felemma reevhü zülfeten si'yet vücuhülleziyne
keferu ve kiyle hazelleziy küntüm bihî teddeun (28) kul ereeytüm
in ehlekeniyallahü ve men maiye ev rahimena femen yüciyrül
kafiriyne min azabin eliym (29) kul hüver rahmân amenna bihî
ve aleyhi tevekkelnu fesetalemune men hüve fiy dalâlin
mübiyn (30) kul ereeytüm in asbeha maüküm gavren femen yetiyküm
bimâin meiyn (Allâh-u Rabbül Alemin)
Anlami:
1. Hükümrânlik elinde olan mukaddes ve mubarektir; ve her
seye gücü yeter.
2. Hanginizin daha iyi is isledigini belirtmek için hayati
ve ölümsonrasini yaratan Odur. Azîz ve Gafûrdur.
3. Gökleri yedi tabaka halinde yaratan Odur. Rahmanin
bu yarattiginda bir düzensizlik asla göremezsin. Gözünü çevir
bak, bir kere daha bak, bakalim bir düzensizlik görecek misin?..
4. Sonra tekrar tekrar çevir bak gözünü, ama asla göremiyecek
aradigini ve yorgun, bitkin dönecek gene kendine!..
5. And olsun ki, gögü yildizlarla bezedik ve bazilariyla seytanlarin
taslanmasini sagladik: onlara yalin ates azabini hazirladik.
6. Rablari gerçegini örtenlere cehennem azabi vardir; o ne
berbat sonuçtur!..
7. Bunlar cehenneme atildiklari zaman, gümbür gümbür gürültüsünü
duyarlar; kaynama sesidir bu!..
8. Ve cehennem (ehli) hiddetinden parçalanacak gibi olurlar.
Her bir bölük atildikça sorarlar cehennem melekleri: Sizi
uyarici gelmemis miydi!..
9. Onlarda cevablarlar: Evet, bize uyarici geldi, ama onu
yalanlamistik!.. Allâh hiç bir sey inzâl etmemistir, siz aldanmissiniz,
demistik.
10. Ve derler; eger söz dinleyip aklimizi kullansaydik bu
çilgin atesli cehennemde olmazdik.
11. Böylece yaptiklarini itirâf ederler. Uzak olsun bu cehennemlikler.
12. Gaybin kendisi olan Rablerine karsi hasyet duyanlar bagislanmayi
ve büyük mükafaatlari hakkedenlerdir!..13. Sözünüzü ister
içinizde tutun, ister açiklayin; hep birdir. Suûrunuzdakini
O bilir!..
14. Hiç bilmez mi onu yaratan?.. O lâtîf olarak haberdardir
herseyden.
15. Yeryüzünü yasiyacaginiz biçimde altiniza seren Odur.
Yeryüzünde gezin, dolasin, ihsan ettigi riziktan faydalanin
ve Ona döneceginizi bilin!..
16. Göktekinin sizi yerin dibine geçirmesine karsi güvencede
misiniz?.. O durumda yer harekete geçer;
17. Yoksa göktekinin basiniza tas yagdirmasina karsi mi güvencedesiniz?..
Anliyacaksiniz bu uyarinin manâsini.
18. Andolsun ki, bunlardan öncekiler de yalanlamislardi. Inkârlarinin
sonucu dehsetti!..
19. Üzerlerine kanat çirpan dizi dizi kuslari görmezler mi.
Onlari uçuran Rahmandir!.. Süphesiz ki O, seyin bizatihi
kendisi olarak görür her seyi!..
20. Rahmana karsi size yardim edecek ordulariniz mi
var!.. Gerçegi örtenler aldanmistir ve aptalca bir gurur içindedirler.
21. Ya, Allâh rizkinizi keserse, kim verecek size onun kestigini?..
Onlar, nefret ve azginlik halinde ileri gidenlerdir.
22. Yüzüstü kapanip sürünen mi yoksa ayakta önünü görerek
yürüyen mi dogru yol üzeredir?..
23. De ki: Sizi yaratan, size kulak, göz ve kalp veren Odur.
Ne kadar az sükrediyorsunuz?..
24. De ki: sizi yeryüzünde çogaltan Odur ve Onun
indinde hep bir araya toplanacaksiniz.
25. Derler ki; Tehdidiniz dogru ise, ne zaman gerçeklesecek?..
26. De ki; Bunun bilgisi Allâha aittir!.. Ben sadece
apaçik uyariciyim.
27. Tehdit edildikleri seyin yaklastigini gördüklerinde, inkârcilarin
yüzleri kararacak, kendilerine, iste arayip sordugunuz buydu,
denilecektir!..
28. De ki; Allâh, beni ve benimle olanlari helâk edecek ya
da rahmetine erdirecek olsa; acaba inanmayanlari elim azaptan
kim koruyabilir?..
29. De ki; O Rahmandir, Ona imanliyiz ve Ona güveniyoruz.
Bileceksiniz elbet apaçik gerçekten sapmis olan kimmis.
30. De ki, suyunuz çekilecek olsa yerin dibine, kim size bir
pinar verebilir?.. (Allâh-u rabbül âlemiyn)
Bilgi:
Seyyîdimiz, Resûlümüz, Muhammed Mustafa efendimiz sallallâhu
aleyhi ve sellem buyurmustur ki; Mülk sûresi için:-O bir maniâdir;
O bir müncie (kurtarici)dir. Kisiyi kâbir azabindan korur
ve kurtarir.
Biliyoruz ki, ölüp yokolmak, ya da ölüp derin bir yoklukta
beklemek asla sözkonusu degil.
Ölümü tadacagiz!..
Yani, bu beden kullanilmaz hale gelip elimizden alinacak ve
onun yerine hemen o anda yeni bir bedenle yasamimiza kâbir
âleminde, kâbir içinde, canli canli, diri diri; akli, suûru
yerinde olarak; zihinsel faaliyetleri aynen eskisi gibi bir
halde devam edegidecegiz.
Bu konuyu daha önce "Hazreti MUHAMMEDin ALLAH"i
isimli kitabimizda "ÖLÜMÜN IÇYÜZÜ" bahsinde son
derece tafsilatli olarak anlatmistik. Ölümün nasil tadilacagini
iyice anlamak isteyenler, bu kitabimizi ya da "insanin
gerçegi" isimli ses kasetimizi, veyahut da "Dostça
bir söylesi" ile "RUH - CIN - MELEK" isimli
video kasetlerimizi edinerek genis bilgiye kavusabilirler.
Iste "ölümü tadmak" diye Kurân-i Kerîmde
târif edilen; suûrlu bir biçimde kâbir yasantisina intikâl
durumunda, hazir olmayanlar için su anda akillarin kavrayamiyacagi
kadar büyük azablar sözkonusudur.Bu sebebledir ki, Efendimiz
hazreti Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, kâbir
azabina karsi tedbir almak üzere, bize bu sûreyi çokça okumamizi
tavsiye ediyor. Bakin ne buyuruyor:
"Kurânda otuz âyetlik bir sûre vardir ki,
bu bir adama sefâat etti; ve o nihayet bagislandi: o, Tebarekelleziy
biyedihil mülk (sûresi)dir."
Abdullah b. Mesûd radiyallahu anh bakin Rasûlullah
aleyhis-selâmin kabir haliyle ilgili uyarisini
nasil naklediyor:
"Kisi kabre konulunca, azab melekleri ayaklari tarafindan
gelir. Mülk sûresinin vazifelileri karsi çikar; benim yönümden
size yol yoktur çünkü o hayatinda mülk sûresi okurdu, der.
Sonra azab melekleri gögsü veya karni cihetinden gelir; gene
meleklerin, benim cihetimden size yol yoktur, o Mülk sûresi
okurdu, cevabiyla karsilasir. Daha sonra, basi istikâmetinden
yaklasmak isterler azab melekleri; gene ayni güç ve ayni cevabla
karsilasirlar. Mülk sûresi men edicidir. Kabir azabini men
eder. Kim onu gece okursa, çok sevab kazanmis ve çok iyi bir
is yapmis olur."
| | |