Günlük FAL
X
FallarBüyülerCinlerNazar1_Cool_Button_Tool_-_Flash_5 Image Map
koç

KOC

BOGA

iKiZLER

YENGEC

ASLAN

BASAK

TERAZi

AKREP

YAY

OGLAK

KOVA

BALIK

  

 

 

 

YOGA POZITIF DUSUNCE

Pozitif düsünceye BASLIYORUZ

Olumlu düsünmek, saglik için temel sarttir. Eski Romalilarin dedigi gibi: “Mens sana in corpore sano.” Yani, saglikli bir bedende, saglikli bir zihin ve saglikli bir ruh gizlidir. (Saglam kafa, saglam vücuttu bulunur misali.)

Bu yüzden her seyi pozitife çevirerek, yasanmis durumlari yeni ve olumlu bir çerçeveye oturtarak ruhumuzun saglikli olmasina çabalamaliyiz.

Bir düsünün, gerçegin bir sürü yüzü vardir. Her hangi bir esyaya her yönden bakmaya çalisin. Ve göreceksiniz ki o esya, yukaridan baktiginizda farkli, arkasindan ve yandan baktiginizda ise her haliyle gözünüze farkli görünecektir. Bu her sey için geçerlidir.


Pratikte olumlu düsünebilmek

Tüm negatif etkileri, duygulari ve yasananlari baska bir bakis açisiyla karsilayabilir ve bunlari böylece pozitife çevirebilirsiniz. Örnegin “hayal kirikligi” kelimesini ele alirsak: Beklentilerim gerçeklesmedigi için öfkelenebilir ve kizabilirim. Ancak bu hayal kirikligi için sükredebilirim de, çünkü yasadigim durum hakkinda nihayet bir netlik saglanmistir ve böylece bu konuyla ilgili baska hayal kirikliklari yasamayacagim. Bu anlamda her durumdan en iyisini yapabilen bir istiridye gibi hareket edebilirim. Istiridye çok temiz bir hayvandir ve evindeki tüm kirleri yok eder. Eger bunu basarmazsa, bunlardan en güzel seyi yaratir: inciyi.

Karsimiza çikan her durumdan en iyisini yapmaya çalisalim. Böylece tüm sagligimiz için bir temel yaratmis oluruz.

 



Günlük yasamda olumlu düsünmek

Negatif duygu ve düsünceler, bagisiklik sistemimizi zayiflatir ve sagligimiz tehlikeye girebilir. Örnegin korku ve kizginlik, enerjimizi azaltan ve böylece bagisiklik sistemimizi zayiflatan duygulardir.

Asagida size sunacagimiz iki örnekle günlük yasantinizda nasil rahatlikla olumlu düsünmeyi saglayabileceginizi göstermek istiyoruz.


Hayal kirikligi


Hayal kirikligi bir çok insana küskün olmak, kendini yaralanmis gibi hissetmek ve baskalarindan uzaklasmak istemek gibi ruh halleri yasatir. Hayal kirikligi kelimesini söyle ifade edebiliriz: BENIM hayalini yasattigim yada hayalimde olan her hangi bir olay veya durum sonlanmistir. Yani ben bir aldanma yasamaktaydim ve bir baskasi bir hareketi veya kelimesiyle beni bu aldanmadan (hayalden) çikarmis, onu kirmistir. Aslinda bu durumda benim o kisiye tesekkür etmem gerekir, çünkü yanlis yada çok yüksek bir beklenti veya hayal içerisine girmistim ve o beni bu durumdan kurtarmisti. Bir beklenti içerisine girme hakkina sahip miyim? Tabi ki, beklentilere girebilir, hayaller kurabilirim, ancak o zaman sürekli bir potansiyel aldanma içerisinde olurum ki, bu aldanmanin gerçek yüzüyle karsilasma imkanim her zaman yüksek olacaktir.

Hepimizin hayattan, kendimizden veya baskalarindan bir takim beklentileri vardir. Ancak karsimizdaki kisi her zaman bizim istedigimiz gibi mi davranmalidir? Onun kendi beklentilerini yasama hakki yok mudur? Eger gelisen olaylar istedigimiz gibi sonuçlanmiyorsa ve bu olay bir kisiye bagliysa, hemen “ o beni hayal kirikligina ugratti” diyerek savunmaya geçeriz. Hatta bazi insanlar sirf baskalarinin beklentilerini gidermek için yasarlar. Bunlar genellikle, kaybetme korkusu yada onlar hakkinda olumsuz düsünülecegini zannetme duygusu yüzünden “hayir” diyemeyen ve her seye “evet” diyen insanlardir. Peki, nasil bir arkadaslik bu? Düsüncelerimi açiklamaya korkuyorsam, yada da rahatlikla “hayir” diyemiyorsam.

 




Kayitsiz kalmak


Kayitsiz kalmak genelde, “önemsememek”, “lakayt kalmak” veya “yüzeysel” gibi es anlamlarla negatif olarak degerlendirilir. Ancak konuyu tezatlik bakis açisiyla incelersek, burada da bir olumlu anlam gizlidir: bana olan her sey benim için es geçerliliktedir, yani benim için esittir. Onunla ilgilenmedigim, yada konuya lakayt kaldigim için onu esit tutmuyorum, sadece umursamiyorum. Bu anlamda benim için esit sayilir ve bu yüzden kayitsiz kaliyorumdur. Bir insanin bana sevimli, kibar veya kötü ve kaba davranmasi benim için es degerdir, çünkü onun davranisi benim içsel hassasiyetim ve ruhsal dengem için önemsizdir.

Eger size iyi davranan birisine siz de iyi davraniyorsaniz, önemli yada fazladan ne yapmis oluyorsunuz ki? Bu bir basari degildir. Bana birisi bir sey söylediginde veya beni elestirdiginde 3 seçenek vardir: ya söylediginde haklidir ki o zaman ona beni yanlis yaptigim bir sey için uyardigi veya bilmedigim bir konu için beni uyandirdigi için tesekkür etmem gerekir veya söylediklerinde hakli degildir ki bu durum beni etkilemez ve bu yüzden sinirlenmemem gerekir. Yada söyledikleri sadece benim gibi yanilma hakkina sahip olan bir insana aittir. Konuya bu açidan da bakmayi denemelisiniz.

Çogu insan bu tür durumlara küskün kalarak yada agresif hareketler sergileyerek yanit verir. Maalesef gerçekler insana genelde aci verir, ama unutmayin farkindalik yolunda yürümemize yardimci olur.

 




Günlük yasantiniz için öneriler

1. Tartismalariniz esnasinda “fakat” yerine “ve” kelimesini kullanin, böylece karsinizdaki kisiyle aranizda bir köprü olusturmus olursunuz. Yani “ senin bakis açin bu fakat ben konuya böyle bakiyorum” yerine “ senin bakis açin bu ve ben konuya ….” diyebilirsiniz. O zaman karsinizdaki kisiye, onun bakis açisinin, onun perspektifinden veya tecrübelerinden yola çikarak, sizinki kadar dogru oldugunu hissettirmis olursunuz. Sonuçta o da kendi konusunda sizin kadar haklidir.

2. “Hiçbir seyi beklemeyin, ama her seye hazirlikli olun!” Hayal kirikliliklarinin sizi üzmemesini istiyorsaniz, bu sözü zihninize yerlestirebilirsiniz.

3. Pozitif düsünce konusuyla gerçekten ilgileniyorsaniz, o zaman kendinize bir günlük hazirlayin ve 1 ay boyunca her aksam edindiginiz tecrübeleri kagida dökün. Hayal kirikliklariyla nasil basa çiktiginizi, hangi durumlarda olumlu reaksiyonlar verdiginizi ve bir aldanmadan nasil serbest birakildiginizi yazin.


DÜN – BUGÜN - YARIN

Geçmis olaylari düsünmek, onlar için üzülmek bir çok insanin vazgeçemedigi bir seydir. Düsünmenin veya üzülmenin tamamen anlamsiz oldugu iki gün vardir haftada:

Birisi dün’dür: Dün artik geçmis ve düne giden kapi sonsuza kadar kapanmistir. Düne ait yasadiginiz herhangi bir olayi, yada dile getirdiginiz herhangi bir sözü geri alma yada degistirme sansiniz yoktur. Bu ruh temizligi gibi bir seye benzer. Artik geçmisi birakmali, her ne olduysa affetmelisiniz. Olanlar üzerinde, acaba daha iyi olabilir miydi, yada keske söyle olsaydi, baska bir okul seçseydim veya baska bir insanla evlenseydim daha iyi olur muydu diye düsünmek tamamen yersiz. Unutmayin, bugününüze geçmisiniz sayesinde geldiniz. Eger saglikli kalmak istiyorsak, tek bir yolu vardir: geçmisi oldugu gibi kabul etmek ve ondan en iyisini – bir inciyi – yapabilmek.

Bahsettigimiz ikinci gün ise yarin’dir. Yarin henüz var degildir, yarin hiçbir zaman olmayacaktir, o sadece bizim hayalimizde yasar. Dünle karsilastirirsak yarinin daha olumlu bir etkisi vardir, çünkü insanlar yarin için plan yapar. Yani bir hedef vardir. Düne üzülmek yerine yarina plan yapmak her zaman daha iyidir.

Yasantimizda somut olarak sadece su an yasadigimiz bugün vardir. Yasadigimiz veya yasayabildigimiz bir tek bugündür. Romalilar ne güzel dile getirmis: “Carpe diem”. Bugünü yasa, bugünün tadina var ve ondan yapabilecegin en iyisini yap.


TEZATLAR KURALI

Bizler sadece negatif düsünebildigimiz için pozitifi algilayabiliyoruz. Bu söylemin arkasinda algilamamizin kurali, tezatlar kurali gizlidir. Yani hayattaki her seyin iki yüzü vardir:

yüksek – alçak, aydinlik – karanlik, sisman – zayif, kadin – erkek, savas – baris, yin – yang, sevgi – nefret, sevinç – üzüntü. Bu zitliklardan sonsuza kadar sayabiliriz. Dünyada tek bir kutubu olan hiçbir sey yoktur. Bir tek “Bütün” olan Tanri tektir, çünkü o tezatligin ötesinde yer alir.

Tezatlik kurali bizlere negatif ve pozitif düsünmemizi, madalyonun iki yüzüne bakabilmemizi saglar. “Isigin çok oldugu her yerde, gölge de çok olur.” Bu deyimi söyle de çevirebiliriz:

“Gölgenin çok oldugu yerde, mutlaka çok isik olmalidir.” Kendinizi kötü hissettiginiz anlarda akliniza hemen bu deyimi veya tezatlik kuralini getirin ve isigi aramaya baslayin ki, kendinizi iyi hissedebilesiniz. Ve unutmayin, isik her zaman karanliktan daha kuvvetlidir.


Bu konuyla ilgili su basit deneyi yapabilirsiniz:

Disarisinin aydinlik oldugu bir zamanda karanlik bir odada bulundugunuzu düsünün. Perdeleri açtiginizda isigin içeri girip, tüm karanligi yok ettigini göreceksiniz. Bir de tersini düsünün: disarisi karanlik ve sizin bulundugunuz odada bir mum yaniyor. Simdi perdeleri açtiginizda karanlik içeri girip, mum isigini söndürmeyecek, tam aksine isik kalacak. Gece ne kadar kuvvetli olursa olsun, o ufak mum isigi içeriyi aydinlatmaya devam edecek.


Tezatlik kuralini nasil kullandiginiz çok önemlidir

Zitliklar içerisinde yasamak bizlere olumlu düsünmeye, bunun yaninda da olumsuzu düsünmemize imkan vermektedir. Bilim adamlari düsüncelerimizin 70% - 80% ‘inin negatif kutupta yer aldigini dile getiriyorlar. Bu konusma tarzimiza da yansimaktadir. Örnegin, “üzerindeki elbise kötü / fena durmuyor” veya “ bu kötü olmamis” deriz. Bunun yerine “üzerindeki elbise iyi duruyor” veya “ bu iyi olmus” dememiz gerekir. Yani tezatlik kuralini nasil uyguladigimiz tamamen bize bagli.


Kendini pozitife sartlandirma (Pozitif oto program)

“Pozitif oto program” her durumu oldugu gibi kabul etmek ve ondan yapabilecegimiz en iyisini yapabilmektir. Sadece pastanin güzel tarafini yemenin yada dünyadaki olumsuzluklardan uzak durmanin aslinda pozitif düsünmekle ilgisi yoktur. Bu daha çok devekusu politikasina benzer: gözler kapatilir ve kafa kuma gömülür. Fakat kim kafasini kuma gömüyorsa, kisa süre sonra disleri gicirdamaya baslayacaktir. Buna sasirmasin.


Sorunlar, onlardan ögrenmemiz için vardir

Hayatimizda karsimiza çikan problemleri negatif ve sinir bozucu bir yük olarak görmemeliyiz. Buna çok basit bir bakis açisi getirebiliriz: Problem kelimesindeki “pro” hecesi latince bir kelime olup, “için” anlamina gelir. Yani bu demektir ki herhangi bir pro-blem benim için, onu çözebilmem ve onun sayesinde büyüyebilmem ve gelisebilmem için vardir.

Eger bana karsi olsaydi zaten adi kontra – problem yada anti – problem olurdu.

Konuya bir de bu açidan bakabilirseniz, o zaman problemleri artik çözülmesi gereken birer provokasyon veya görev olarak algilamak mümkün olacaktir. Ayrica unutmayin, hayat bizlere her zaman çözebilecegimiz problemler sunmaktadir.

Sizlere kendinizi pozitife sartlandirabilmeniz için 2 örnek sunmak istiyoruz:

1. Günlük kesmekeste pozitif düsünceler

Günlük kesmekesinizi olumlu düsüncelerle bagdastirabilirsiniz:

- Nefes aldiginizda kendinize sessizce su cümleyi söyleyin: “Içime huzur ve denge aliyorum” ve nefes verdiginizde ise “huzur ve denge tüm bedenimde dolasiyor” diye düsünün. “Içime sifa aliyorum” ve “sifa tüm bedenimde geziyor” diye de söyleyebilirsiniz.

- Isten geldiginizde ve üzerinizi degistirdiginizde sunu söyleyin: “ Üzerimden stres ve panigi çikartiyorum” ve “ üzerime huzur ve dengeyi giyiyorum”.

- Sabahlari giyindiginizde: “sevinçç ve keyif giyiyorum.”

- Dus yaptiginizda: “Üzerimdeki hastalikli, stresli ve negatif olan her ne varsa suyla temizliyor ve yerine huzur ve saglik koyuyorum.”

Cümlelerinizi istediginiz yada ihtiyaç duydugunuz her ne ise ona göre kurabilirsiniz. Bu çalismalarin faydasi kesindir, çünkü her gün nefes alip veriyor, soyunup giyiniyor ve dus aliyoruz. Böylece 1 tasla iki kus vurmus oluyorsunuz. Pozitif düsünebilmek için ekstra yapacaginiz bir zahmete gerek kalmiyor, çünkü bu cümleleri düsündügünüz anda nefesinizi hemen bir pozitif oto program ile birlestirmis oluyorsunuz.

2. Derin rahatlama esnasinda pozitif oto program

Kendimizi derin bir rahatlama pozisyonuna getirmek yada buna vakit bulmak aslinda zor degil, çünkü günde iki kez bu pozisyona giriyoruz. Bunlar uyumadan önce ve uyanmadan önceki hallerimiz. Bu derin rahatlama pozisyonunu uyumadan birkaç dakika tutabilir ve bu esnada kendinizi pozitif sartlandirabilirseniz, ekstra bir zahmete girmenize gerek kalmiyor.

Bunun disinda yapacaginiz baska çalismalar da var tabi ki:

- Geri sayim: Örnegin 100’den baslayip yavasça (nefes ritminize göre) 1’e kadar geri sayin ve bu esnada her sayiyla gittikçe rahatladiginizi veya 1 basamak asagi indiginizi ve basamaklarin sonunda sizi huzur ve baris dolu size ait bir ortamin bekledigini düsleyin. Bu çalismayi birkaç gün üst üste uyguladiktan sonra, 50 sayisiyla baslayabilir ve gün geçtikçe baslangiç sayisini örnegin 10’a kadar düsürebilirsiniz. Bunu ne kadar çok yaparsaniz, o kadar çabuk ve derin bir rahatlama pozisyonuna (Alpha – hali) geçersiniz.

arama